20 Nisan 2015 Pazartesi

Makyajda Yapılan Hatalar/ Püf Noktaları


Bu yazıda sizlere benim eskiden makyaj yaparken taptığım hatalardan ve yeni yeni farkettiğim bazı püf noktalarından bahsedeceğim :)

MAKYAJ PÜF NOKTALARI

1.Göz kapağından kaşlara kadar ten rengi bir far/pudra sürmek. 
Bu adım çoğu kişiye gereksiz gelebilir, ama aslında makyajınızı uygularken size ne kadar büyük kolaylık sağladığını farkedeceksiniz. Bu adımı yapmak hem göz kıvrımınızda farların birikmesini engeller, hem de üstüne sürdüğünüz koyu renklerin çok daha kolay dağılabilmesini sağlar. Renkler arasındaki geçişin her zaman yumuşak olmasını istediğimiz için bu adım çok gerekli.

2.Temiz bir karıştırma fırçasıyla renkleri karıştırmak.
Genellikle far sürüldüğü zaman bir fırçayla ya da sünger aplikatörlerle göz kapağına sürülüyor ve dağıtılmadan bırakılıyor. Bu yapılan en büyük yanlışlardan biri. Bir ren sürdükten sonra, çok koyu bir renk olmasa dahi temiz bir far fırçasıyla bu rengi karıştırmanız, geçişini yumuşatmanız lazım.


2.Renkleri yavaş yavaş koyulaştırmak.  
Eğer koyu kahve ya da siyah tonları makyaj yapacaksanız çoğumuzun yaptığı yanlışlardan biri simsiyah ya da koyu kahve farı direk göze sürmek. O dramatik siyah görünüme direk siyah farı sürerek oluşacağımızı düşünüyoruz ve sonumuz malesef pandadan farksız oluyor. Eğer göz kapağına hiç bir geçiş rengi sürmeden ya da dağıtmamızı kolaylaştıracak demin bahsettiğim adımları yapmadan siyah farı sürersek o rengi yerınden oynatmanız yani karıştırmanız ya da gradiyent bir geçiş yapmanız o kadar zor olur ki lanet olsun bu makyaja dedirtir. O kadar farı birden sürüp sonra onu karıştırmaya uğraşacağınıza yavaş yavaş sürüp, kat kat rengi koyulaştırsanız işiniz inanın çok koay olacak.

4.Göz altına sürülen farı karıştırmamak ya da tek renk sürüp bırakmak.
Bu hepimizin hayatının bir evresinde yaptığı bazılarımızın yapmaya devam ettiği bir hata. Bu direk farı ya da kalemi dağıtmadan sürme görüntüsü bana lisede kalemi gözümüzün dış altına sürüp öyle bıraktığımız zamanları hatırlatıyor. Buraya sürdüğümüz farları çoğumuzun karıştırmamasının sebebi zaten var olan koyu göz atı halkalarına daha da dikkat çekmeme isteği. Ama inanın güzel bir kapatıcı kullanırsanız ve birazdan söyleyeceğim adıma dikkat ederseniz böyle bir durumla asla karşılaşmazsınız. Bakın alttaki fotoğrafta göz altına sürülen farın geçişli bir biçimde sürüldüğünde ne kadar güzel görünebildiğini görebilirsiniz. Önce açık kahve farı genişçe sürüyorum sonra daha ince koyu renk farı süryorum ve ikisini her adımda güzelce karıştırıyorum temiz bir fırçayla( temiz fırçayı unutmayın diğer adımlarda anlatmıştım)
Aşağıdaki fotoğraftan da görebilirsiniz geçişli sürüldüğünde ne kadar hoş göründüğünü

 HATALARA GELİRSEK

1.Sadece göz içine eyeliner sürmek.
Göz içine eyeliner sürmek demedim dikkat ederseniz, sadece göz içine eyeliner sürmek dedim. Burada sadeceyi vurguluyorum çünkü, koyu ve ağır yapılmiş bir gece makyajında(hattta gündüz makyajı bile olabilir) göz içine kalem sürmeyi çok yakıştırıyorum. Ama far bile sürmeden, hatta bir rimel bile sürmeden sadece göz içine kalem çekip evi terkeden çok insan var. Bu aslında gözlerinizi belirtmek yerine gözlerinize daha yorgun ve daha kapalı bir ifade verir. Eğer sadece bir kalem çekip çıkacak kadar vaktiniz varsa, o kalemi alt kirpiklerinizin içine değil, üst kirpiklerinizin içine sürün. Böylece kirpik diplerinizi boyamış da olursunuz ve gözleriniz daha açık, kirpikleriniz daha yoğun görünür.





2.Rimeli 4 5 kat uygulamak.
Çoğumuz kirpiklerimiz daha kıvrık daha uzun görünsün diye rimeli biraz abartıyoruz, ama bu kat kat uygulanan rimel kirpiklerimizi daha güzel göstermek yerine çok kötü bir görünüm oluşturuyor.
Eğer kirpiklerinizin 1 2 kat rimel sürdükten sonraki görünümünden hoşnut değilseniz, rimelinizi sürmeden önce kirpik kıvırıcıyla iyice kirpiklerinizi kıvırmayı deneyin.



3.Kapatıcıyı/fondoteni fazla kaçırmak
Sabah uyanınca aynaya bir bakıyoruz ve ne görelim, hiç yoktan cildimizde bir iki sivilce çıkmış. Tabi hemen alıyoruz elimize kapatıcıyı sür anam sür, kapanana kadar boca ediyoruz ürünü. Oysa ki böyle yaparak hem sivilcenin hava almasını engelliyoruz hem de cildimizde kekimsi görünüm dediğimiz makyajın birikmesiyle oluşan, oldukça yapay ve makyajım ben diye bağıran bir görünüm oluşturuyoruz. Eğer böyle hoş olmayan bir sürprizle karşılaşırsanız bir sabah, alın elinize bir buz sivilcenizin üstünde azcık bekletin. Bu kızarıklığı az da olsa alacaktır. Sonra temizleyin güzelce ve nemlendiricinizi sürün her zamanki gibi. Sadece bir kat kapatıcıyı parmağınızla oraya pıt pıt hareketiyle sürün ve bırakın. Çok kurcalamayın, kapatacağım diye 3 4 kat sürmeyin. Makyajın belli olmasındansa sivilceniz azcık görünsün, doğallık her zaman için daha iyidir.
Aynı şey fondoten için de gerekli. Eğer sürdükten sonra cildinizi alttan göremiyorsanız siz günlük makyaj değil sahne yapmışsınız demektir. Aman diyeyim abartmayın.

4.Sivilceler ya da kızarıklıkları kapatmak için açık renkli kapatıcı kullanmak.
Açık renkli kapatıcı sadece göz altında kullanılabilir, çünkü ciltte bir yere açık renk sürerseniz oraya dikkat çekersiniz, yani orayı aydınlatmış olursunuz. Ama eğer sivilcenizi açık renkli bir kapatıcıyla kapamaya çalışırsanız oraya dikkati çekmiş olursunuz yani istediğiniz şeyin tam tersini yaparsınız.

Ve bu yazıyı sonlarken şunu söylemek istiyorum, makyaj çok kişisel bir şeydir. Eğer kendinizi hata olarak yazdığım her hangi bir şey yaptığınızda çok güzel hissediyorsanız boş verin kim ne diyor, önemli olan her zaman için sizin kendinizi güzel hissetmeniz. Onun için buraya yazdıklarımı çok da ciddiye almayın. Sonuçta her göz tipi de farklı, bende iyi duran başkasında güzel durmayabilir. Onun için siz makyajla eğlenmeye, kendinizi iyi hissetmeye bakın. Umarım gününüz çok güzel geçer :)


6 Nisan 2015 Pazartesi

Holika Holika Aqua Petit Jelly BB İncelemesi


Herkese Merhaba,
Çok geç bir yazı oldu kusura bakmayın, okulumun yoğunluğu ve sınavlarımın sıklığı nedeniyle sizlere çok fazla blog yazısı yazamıyorum. Ama blogumu tamamiyle ihmal etmek de istemiyorum, yani arada, çok düzenli olmasa da ürün incelemeleri yazacağım merak etmeyin :)
Bugün sizlere geçenlerde aldığım, Türkiye'ye çok yeni olan bir üründen bahsetmek istiyorum. Holika Holika markası.
Bu marka Güney Kore'ye ait. Yaklaşık 3 4 hafta önce Türkiye'ye geldi. İlk mağazalarını Ankara'da Armada AVM'de açtılar, bildiğim kadarıyla tek mağazaları hala. Ben bu haberi geç duydum, zaten sınavlardı derslerdi derken alışverişe çok fırsatım olmamıştı. Sınav biter bitmez soluğu Armada AVM'de aldım. Holika holika mağazasını iyice bir gezdim.
Mağaza tek kelimeyle harikaydı. Ürünlerin şeker mi şeker paketlenişleri, renklerin tatlılığı, kendimi şeker dükkanına düşmüş bir çocuk gibi hissettim.
Kore markası ollduğu için bir cilt ürünü almaya kararlı girdim mağazaya, çünkü korelilerin bb kremlerdeki ve cilt bakım ürünlerindeki başarısını herkes biliyor. Avrupalılar Korelilerin cilt bakımında dünyanın kalanından 20 yıl ilerde olduğunu söylüyorlar, ki bence de haklılar. Onun için bir bb krem alayım dedim.


Mağaza görevlisinin de yardımlarıyla isteklerime en uygun ürünün Aqua Petit Jelly BB krem olduğuna karar verdik. Jel yapısında, yüksek nem sağlauyan ama aşırı parlak durmayan, yarı mat yarı parlak bitişli bir bb krem denildi bana, ben de aldım eve getirdim :D


Karton kutusundan bir süngerle birlikte geliyor. Ama ben bu süngeri bb kremi dağıtma konusunda başarılı bulmadım hemen çöpe gitti yani.



 Paketi gördüğünüz gibi çok şeker, hem tasarım olarak güzel hem de kaliteli. Cam kutu içerisinde geliyor, ve aplikatörü küçük bir spatulaya benziyor. Çok hijyenik olduğunu söyleyemem, böyle aplikatörlerden rahatsız oluyorsanız başka bb kremlerine bakmanızı öeririm, pompalı bir bb kremleri daha vardı. Ama ben zaten makyajı uygulamadan önce elimi antibakteriyel sabunla yıkıyorum, onun için spatuladan elime sürmek ordan da cildime sürmek beni rahatsız etmiyor.


Şimdi biraz da dokusundan ve performansından bahsedelim. Öncelikle üstte gördüğünüz fotoğraf elimde hiç bir ürün yokken, yara izimi görebilirsiniz, bunu kapatıcılığı ve normal cilt dokusuyla bb kremin son halinin bıraktığı doku hakkında bir fikriniz olsun diye koydum.


Gayet sıvı ve kolay dağılır bir dokusu var, dağıttıktan sonra 1 dk bekleyince tam yerleşiyor ve pudra sürmeyi gerektirmeyen bir bitişi oluyor.


Sürdükten hemen sonraki hali böyle. Gördüğünüz gibi yara izim hala görülüyor, yani kapatıcılığı az, eğer 2 kat sürerseniz ortaya çıkabilir. Ama asla tam kapatıcılık sağlayamazsınız bu ürünle.

Performansına gelirsek, gün içinde şaşırtıcı olarak uzun süre cilttte kalıyor. Sabah sürdüğüm bb krem akşam da aynı halde cildimde oluyor, hatta ciltte durdukça daha da güzzelleşip, ciltle bütünleştiğini farkettim.

Cildim nemsiz, ama gün içinde yağlanıyor burnum, yağlandığında dahi yağını belli etmedi, gün içinde parlamam olmadı pudralamadığım halde, bu yağlı ciltlerle de anlaşacağı anlama geliyor.

Onun dışında çok garip bir özelliğini farkettim bu bb kremin. Cildime bir damla su geldiği anda hemen parçalanıyor. Anında yama yama oluyor. Bir fix plus sıkayım cildime dedim, oluşan görüntü çok kötü oldu, nokta nokta parçalandı bb krem, neyse ki sonradan real tekniques süngeriyle dağıttım da düzeldi, ama bu sorun terlediğimizde ya da yağmurlu havalarda iyi bir bb krem olmayacağı anlamına geliyor. Yani kış zamanı ya da yüzünüze su değmeyeceğini bildiğiniz zamanlar için uygun bir bb krem bu.

Onun dışında çok memnun kaldım  bu bb kremden. Fiyatı 66 liraydı yanlış hatırlamıyorsam ve 40ml. Yani gayet makul ölçülerde. Eğer karma, kuru, nemsiz/yağlı cildiniz varsa deneyebilirsiniz :)

17 Mart 2015 Salı

Kurumuş Gel Eyelinerlarınızı Hayata Döndürün


Herkese Merhaba,
Çok uzun zaman oldu bir yazı yazmayalı kusura bakmayın, sınavlarıma çalışmaktan sadece instagrama fotoğraf çekip direk yayınlamaya anca fırsat bulabiliyorum.
Ama hemen kısa bir yazı fikri geldi aklıma arayı çok da uzatmadan size yazayım bir şeyler dedim.
Bugün size hepimizin başına gelen, başımıza geldiğinde de ah ben bu paraları çöpe gitsin diye m verdim dedirten kurumuş eyeliner sorunsalı. Kullanıma bağlı gel eyelinerlar 6aydan 1 yıla kadar gidiyorlar kurumadan, ama ben açıkcası her gün eyeliner sürmediğim için 1 yılın sonunda daha yarısı bile bitmemiiş oluyor. Onun için yenisini almaya çok yanaşamıyorum.

İnternette biraz araştırma yaparken bir makyaj artistinin tavsiyelerinde gördüm bunu. O kadar basit ki, artık eyelinerlarınızı daha bitmeden çöpe atmanız gerekmeyecek :)


İhtiyacınız olan sadece bir yapay göz yaşı damlası. Her eczaneden rahatlıkla bulşabileceğiniz ulaşması hiç de zor olmayan ve kontak lens kullanıcısıysanız zaten evinizde bolca bulunan bir şey bu.



Eyelinerınıza direk damlatabileceğiniz gibi, biraz eyelinerı fırcanızla elinizin dışına alıp orada da damlayla karıştırabilirsiniz.
Yapay gözyaşından 1 damla yeter de artar bile, daha sonra karıştırın fırçanızla ve sürmeye hazır.
Çok pratik bir yol bu, umarım siz de beğenirsiniz.


Kendinize iyi bakın, görüşürüüz :)



4 Mart 2015 Çarşamba

Pembe Bordo Tonlarında Günlük Makyaj - Nasıl Yapılır Serisi


Herkese Merhaba, Bugün sizlere günlük rahatlıkla kullanabileceğiniz pembe bordo tonlarında oldukça feminen bir makyaj yapılışını anlatacağım. Yapılışı çok basit ve eminim kolayca sizler de yapabileceksiniz. Fotoğrafta daha siyah gibi çıkmış bordomuz ama aslında siyah olan yerler daha bordo :D Neyse şimdi makyaja geçelim. Bu makyaj görünümü için ben the balm meet matte ve nude tude paletlerini kullandım. Elinizde bu paletler yoksa hiç üzülmeyin, elinizde olan renklerle de bu makyajı yapabilirsiniz. İhtiyacınız olanlar:
*Pembe tonlarında sedefli bir far(nude tude stand-offish)
*Soğuk tonlu açık kahve bir geçiş rengi (meet matte matt gallagher)
*Koyu bordo bir mat far (meet matte matt batali)
*Siyaj bir far ya da eyeliner (nude tude serious)
İhtiyacınız olanları elinize aldıysanız başlayalım.



 İlk olarak her makyajda yaptığım gibi göz altına ve göz kapaklarına kapatıcımızı sürüp sabitliyoruz pudrayla. Göz kapaklarına ten renginde bir far sürüp makyajımıza başlıyoruz. Crease yani göz çukuru bölgenize soğuk tonlu açı kahve farımızı sürüp iyice dağıtıyoruz.


Tam göz kapağına pembe tonlu sedefli farımızı sürüyoruz. Eğer istediğiniz ıslak görünümü yakalayamadıysanız üzülmeyin, hemen fırçanızı ıslatıp farınızı öyle uygulayın ya da parmaklarınızla uygulayın, çok daha ışıltılı bir far görünümü elde edeceksiniz.


Koyu bordo rengi çok az karıştırma fırçamıza alıyoruz  (blending brush) ve çok az bir biçimde işaretli yere sürüyoruz. İyice karıştırmayı da unutmuyoruz. 


Şimdi koyu mor renkli farı angled brush-açılı fırça- ya alarak daha yoğun bir biçimde bu işaretli bölgeye uyguluyoruz. Üstteki 4lü fotoğraftan anlayabileceğiniz gibi gözleri nasıl da belirginleştiriyor bu adım.


Son adım olarak siyah renk farımızı ya da eyelinerımızı tam kirpik dibine uyguladıktan sonra, Rimelimizi sürüyoruz ve istiyorsanız takma kirpiklerimizi de takıyoruz. Bittiii.


Makyajımız böylece bitti. Gördüğünüz gibi aşırı kolay ve çok güzel görünen bir makyaj oldu. Umarım beğenirsiniz, iyi günler diliyorum herkese :)

28 Şubat 2015 Cumartesi

Chanel Poudre Universielle Libre Loose -Chanel toz pudra- 20 Claire

Merhabalar! Tüm yazılarımın başının herkese merhaba oldupunu farkettim bu sefer farklılık olsun dedim :)
Bugün sizlere yabancı olsun Türk olsun neredeyse tüm blogger ve youruberların övgülerle bahsettiği bir pudradan bahsedeceğim. Chanelin toz pudrası. Bu ürünü göz altlarıma ve cildime ince yapıda pudra görünümü olmayan bir pudra arayışlarımın sonucunda buldum. Kullananlardan memnun kalmayana da rastlamayınca denemeye değer dedim.


Ürünün kutusu oldukça şık gördüğünüz gibi.Üstünde bir de pudranın sürülmesi için büyük bir süngeri var. Ben youtube dan gossmakeupartist adlı ünlü bir makyaj artistinin önerisini dinledim ve öyle uyguluyorum. Kısacası bahsedeyim ama ayrıntılarını öğrenmek isteyen varsa videoya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Videoda özetle şunu diyor: pudra süngerinin(puff un yani) içine biraz pudrayı döküyoruz, sandviç yapar gibi pudra süngerini birbirine sürtüyoruz ki puff a eşit dağılsın pudra, ortada toplanmasın. Sonra bunu yüzümüze pat pat yaparak asla yüzümüzde aşağı yukarı hareket ettirerk değil, pat pat hareketlerle oudrayı iyice yediriyoruz. Böylece en doğal görünümü elde ediyoruz.
Ama eğer kişisel olarak süngerlerle uygulamayı sevmiyorsanız sıgma f25 gibi ya da real techiques contour brush gibi fırçalarla da uygulayabilirsiniz.



Pudranın bu yakın çekiminde ne kadar ince yapısı olduğunu görebilirsiniz. Burada rengi çok açık görünüyor ama cilde sürdüğünüzde kesinlikle öyle durmuyor merak etmeyin.

Göz altlarımı ben genelde mac pro longwear kapatıcıyla kapadığımda (ki en sevdiğim kapatıcı olur kendisi, ayrıntılı inceleme yazısını da yazmıştım) pudrayla asla sabitlemiyorum. Çünkü pudrayla sabitlediğimde garip bir biçimde çizgilerime dolduğunu ve çok kuru durduğunu farkettim Onun için bu pudrayı normal kapatıcılarımın altına, mesela rimmel wake me up kapatıcıyı sürdüğüm günlerde kullanıyorum.

Burada solda sadece kapatıcılı, sağda kapatıcı ve pudralı hali. Hiçagir durmayan sadece uygulanan kapatıcıyı sabitleyip matlaştıran bir yapısı var.

Burada ise flaşlı çekimdeki halini görebilirsiniz. Make up forever hd loose powder gibi bir beyaz casper görünümü asla yapmıyor. Flaşlı fotoğraflarda güvenle kullanabilirsiniz.

Bu yazımız da böyle bitti. İncelememi istediğiniz bir ürün ya da merak ettiğiniz bir konu varsa yorum olarak bana ulaşabilirsiniz. Kendinize iyi bakın, iyi günler :)

24 Şubat 2015 Salı

Loreal True Match Kapatıcı - İnceleme


 Herkese İyi Günler,
Bugün sizlere loreal'in true match serisine ait olan kapatıcının incelemesini yapacağım.
Direk ürün hakkındaki yorumlarıma geçeceğim lafı dolandırmadan çünkü bu ürüne yeterince deneme süresi verdim. Yaklaşık 3 4 aydır elimde olan bu kapatıcı hakkında fikirlerim iyice sağlamlaştı. 
İlk olarak kapatıcılığı gayet yerinde. Gördüğünüz gibi göz altındaki damarımı ve göz kapağımdaki kirpik diplerime doğru belirginleşen kılcal damarlarımı gayet güzel kapattı. Kapatıcılığı konusunda beni kırmadı sağolsun.
Ama hiç ama hiç beğenmediğim bir yanı var bu kapatıcının ki beni kendisinden aşırı soğutuyor ve günlük kullanımda bu sebepten dolayı elim hiç kendisine uzanmıyor. O da kurutması. Hem de aşırı. Ki bunu Mac Pro Longwear kapatıcıyı çok severek her gün kullanan biri diyor düşünün.( Daha önce mac pro longwear kullanmamışlar için kendisinin 15saat boyu sabit kalma özelliğinden dolayı biraz kurutucu olabiliyor. Beni rahatsız etmiyor bu kurutucu özelliği ama çok rahatsız olanlar var) 


Bu fotoğraf sürer sürmez çekildi ki bu hali bile oldukça kuru duruyor özellikle göz kapağımın kıvrım yerinin dışından anlayabilirsiniz hafif pul pul duruşu. Ki ben kendimi nemlendiricilere boğan, elinde olsa her gece e vitamini maskesi yapan bir insanım yani nemlendirmemde bir sorun yok.

Ürünün bir iyi yanını söyledik sonra kötü yanına geçtik, kapanışımızı da iyi bir özellikle yapalım o zaman. Bu ürünün diğer çok sevdiğim yanı ise çok uzun süre kalışı ciltte. Bunu da aynı pro longwear gibi pudralamadan kullanıyorum çünkü kendisi oldukça pat bir bitişe sahip ve kendisi cilde öyle bir yapışıyor ki pudralamadığım halde hiç göz altı çizgilerime birikme olayı yaşamıyorum. Bu arada yakında göz altı kapatıcısının çizgilere dolmasını engellemek için önerilerim var bir iki tane o yazıyı da hazırlamayı düşünüyorum yakında, beklemede kalın :)
Kısaca eğer kurulukla ilgili sorun yaşamıyorsanız çok seveceğiniz bir ürün olacağı kesin. 

Yazımı böylece sonlandırıyorum. Kendinize iyi bakın:)

22 Şubat 2015 Pazar

Yves Rocher Tekli Far İncelemesi

Herkese Merhaba,
Bugün sizlere yves rocher in tekli farlarından bende olanlarının swatch larıyla incelemesini yapacağım.
Ben tekli far sevmem bunu baştan söyleyeyeyim.Her makyaj yapışımda çok sayıda far rengini karıştırmayı sevdiğim için aç kapa aç kapa tek tek far ara derdini hiç sevmem, paletlere bayılırım o yüzden aç her işini gör ve kapa. Ama inanın tek farların mantığını sevmesem de bu farlar o çileyi çekmekten hiç yakınmamamı sağlayacak kadar sevdirdiler kendilerini. 

Öncelikle şunu söleyeyim mat olanların kalitesi haliyle ışıltılı olanlardan biraz daha düşük. Işıltılı olanlar Mac farlara taş çıkartır diyorum. 63 ve 11 numaraları ver bende ve ikisi de aşık olduğum yapıda tek sürüşte bile inanılmaz ışıltı ve renk veren farlar.
Ama matlarına gelirsek aşırı yumşak yani creamy bir yapıları yok. Kuruya yakın yapıdalar, pigmentasyonları da aşırı yoğun değil ama 2 3 katta swatch da gördüğünüz rengi alabiliyorsunuz ki bu da bana yeter daha ne isteyeyim. 


Üstten alta 63, 102 ve 122 numaralar.

Tüm farlarımı bunlar sanıp toplu fotoğrafını çekmiştim ama daha sonradan en sevdiğim farı eklemeyi unuttuğumu farkettim. Assolistler sonradan gelirmiş diyerek en sevdiğim farlardan biri olan 11 numara cuıvre yi de ayrı fotosuyla paylaşıyorum.


 Sağdaki gölgede soldaki güneşte görünümü. Harika ıslak bitişli ve mac in pigmentlerine çok benzer bir bitişi var. Üstteki swatch da parmağıma çook az ürün değdirip hemen sürüp çektim bu durumda bile nasıl renk ve ışıltı veriyor görüyorsunuz, altta ise parmağıma daha çok ürün aldım ve 2 kat sürdüm ve böyle harika ıslak bir bitiş elde ettim. İnanın bu 11 numaraya aşık olmuş olabilirim. Özellikle yeşil ela gözleriniz ya da mavi gözleriniz varsa harika duracak. Zaten son zamanlarda yazdığım bir yeşil gözleri ortaya çıkarmak için makyaj yazımda bu 11 numarayla 122 numarayı kullanmıştım. Bu yazıya ulaşmak için tıklayabilirsiniz.

Bu tekli farların fiyatları 27.90 lira ama yves rocher in bildiğiniz gibi sık indirimleri oluyor ben indirimden 16 liraya almıştım bir tanesini. İndirimlerini yakalarsanız kaçırmayın derim.

Kendinize iyi bakın, görüşürüz :)